Takip Edin

Ekonomi

EĞLENCE SEKTÖRÜNÜN MARKASI AYHAN ATEŞ

Alper Safa Usta

Yayınlanma tarihi

-

Antalya da eğlence sektörünün mekân işletmesinde marka ismi Ayhan Ateş ile birlikteydik. Merak edilen tüm sorula samimiyetle cevap veren Ateş, İşletmecilikte tutarlı bir fiyat politikasının çok önemli olduğunun altını çizdi.

Eğlence sektöründe güvenin esas olduğunu ve şuan da emekli olduğu askeriyenin ikinci işim dediği işletmecilik hayatına büyük katkılarını da anlattı. İktisat fakültesi mezunu olan Ayhan Ateş ile her cümlesi ders niteliğindeki bu sohbeti sizler için derledik.

 Zeynep Kutsal DALAMANLI: İşletmecilik hayatınız nasıl başladı?

Ayhan ATEŞ: Masa kültürünü bilen sosyal bir insanım arkadaşlarımla sıklıkla bir araya geliyorduk ve organizasyonları ben yapıyordum. Haliyle mekân sahiplerini tanır oldum. Yine bir gün bir mekânda eğlenirken mekân sahibi “ağabey müdür sensin” diyerek mekânın anahtarını verdi, böylece başlamış bulundum.

ZKD: Askeriyeden emeklisiniz. Askeriye ve eğlence dünyası bir birbirine zıt değil mi?

AA: Çocukken üniformayı çok seviyordum öyle ki, 14 yaşında askeri liseye başladım, hatta okuduğum liseyi bırakıp sıfırdan askeri liseye başladım. Meslek devam ederken iktisat fakültesini bitirdim. Bu şekle başlamış oldum. Öncelikle iş disiplini konusunda büyük etkisi oldu. Saatim doldu ben gidiyorum diye bir şey düşünmüyorsun işi hakkıyla yapma gayretin oluyor. Hem müşteri hem de işletme açısından insanların güvenini koruyorsun, kısaca askeriyenin hayatımda büyük artılarını gördüm.

 ZKD: Eğlence sektörü sizin için ne ifade ediyor?

AA: İnsanlar buraya kafasını dağıtmak, stresini atmak ya da eşi dostuyla bir arada olmak için geliyor. Sadece eğlence sektörü olarak görmemek lazım. Bir insanın beynine nohut tanesi kadar sıkıntı girerse bu kısa zamanda kartopu iken çığ olur, insanlar burada dertlerini unutmasa da hafifletiyorlar, daha pozitif oluyorlar, eş dost muhabbetini koyulaştırıyorlar. Ben burada küslerin bile barıştığını ve dostça eğlendiğini de görüyorum.

ZKD: Mesleğe başlamadan önce masa kültürüne hâkimdim demiştiniz. Peki, işin mutfağına girince bir şeyler değişti mi?

AA: Elbette, ne kadar masa kültürüne hâkim olsak da madalyonun diğer yüzü de var. İnsanları ekonomik anlamda üzmeden ve işletmeyi de zarar ettirmeden ekonomik, lezzetli, hijyenik ve taze ürünlerle sofra kurmak var. Mutfak daha zor olsa da başarıyoruz. Bizim mutfağımız görmek isteyen herkese açıktır, dileyen müşterilerimiz mutfağımızı her zaman görebilirler.

ZKD: Sektör kavga ve kargaşaya müsait, nasıl önlemler alıyorsunuz?

AA: Öncelikle sakinleştirme çabası içine giriyoruz. Çünkü diğer masalarında ortamda gerilmemesi gerekiyor. Problemin masadan mekâna sıçramasını engellemeye çalışıyoruz. Mekândan atmak veya zor kullanmak en son çare, işi buraya getirmemeye çalışıyoruz mümkün olduğunca. Ben fark ettiğim anda direkt hesabı gönderiyorum.

ZKD: Hizmet sektörünün en büyük problemi anlaşılamamak, alkol de işin içine girince durum iyice sarpa sarıyor. Bu durumda psikolojik eğitimin önemi nedir?

AA: Çok önemli, zaten bende 4 haftalık bir psikoloji eğitimi aldım, insanları anlamak çok önemli.

ZKD: Gözlemlediğimiz kadarıyla müşterileriniz mekân için değil sizin için geliyor. Bunun sırrı, marka bir isim olmanızdan mı kaynaklanıyor?

AA: Gelen herkese müşteri değil misafir gözüyle bakarsan her zaman kazanırsın. Biz bu konuda sıcakkanlı ve samimiyiz. Kültür örf ve adetlerimize göre misafir ağırlıyoruz. Misafiri para olarak görmüyoruz. Güven çok önemli, hem müşteri hem de mekân için güvenilir olmak, güler yüzlü, çözüm odaklı çalışmak ve disiplin diyebiliriz.

ZKD: Babalar gününde diğer mekânlar pandemiden dolayı iş yapamazken sizin mekânınız tabiri caizse dolup taştı. Bunu anlatır mısınız?

AA: Yeni açılan bir mekân olarak pek tanınmıyoruz. Pandemi en çok eğlence sektörünü vurunca bizim için bir reklam gerekiyordu. Biz de en güzel reklamın yerinde görmek olduğunu düşündük ve sıfır kar ile özel bir gün yaptık, çok da güzel oldu ve çok eğlendik.

ZKD: Eğlence sektöründe mekân sahiplerine ve işletmecilere verebileceğin tavsiyeler nelerdir?

AA: Bir lezzetli yiyecek içeceklerin olması, iki tutarlı bir fiyat politikası, üç güler yüzlü hizmet, dört reklam bunlar işletme sahiplerinin mutlaka yapması gereken şeyler. Bir müdür işletmeci sahada olmalı.

ZKD: Ayhan Bey hizmet sektöründe çalışanlara tavsiyeniz nedir?

AA: Müşteri seçilmemeli bu çok önemli, bir salata yiyenle masayı donatan müşteri eşit hizmet görmeli ben buna inanıyorum..

ZKD: Eğlence sektöründe müşterilere tavsiyeniz nedir?

AA: Bilmediği bir yere gitmeden önce sosyal medyadan yorumlarını okumalı, fiyat politikasından emin olmadığı mekânlara fiyatını sorabilmeli artık ayıp değil, tanıdık bir mekân ise yeri geldiğinde şef garsonun tavsiyesine uymalı bunlara dikkat edilirse daha keyifli bir zaman geçirebilirler.

 ZKD: Müthiş bir organizasyon yeteneğine sahipsiniz, hiç kendi işinizi yapmayı düşündünüz mü?

AA: Olmayacak bir fikir değil ama şu anda önümüzü göremiyoruz. Hayat ne getirir bilemiyorum.

“Meyhaneler evimizin dışındaki misafirhanelerdir.” Diyor tecrübeli işletmeci ve ekliyor “Eş dost muhabbetlerinin yemek ve alkol eşliğinde müzikle beraber kah, dans edilip, kah hüzünlenildiği neşenin arttığı, hüznün dağıldığı Türk Milletine has bir eğlence kültürüdür.” Ayrıca garsonluğun da bir iş değil, meslek olduğunu hiç değilse halk eğitim merkezlerinde sertifikalı bir eğitimin olması gerektiğini, garsonluk mesleğinin böylelikle hak ettiği saygınlığı bir nebze olsun kazanacağını da ifade ediyor.

Zeynep Kutsal DALAMANLI

Yazar/Eleştirmen

Devamını oku